Sevgili Galatasaraylı kardeşim,
Biz Pazar günü büyük bir fırsatı kaçırdık aslında. Geçen yıl infial gösteren seyirciye, o seyirciye saldıran polise, sahaya atılan gaz bombalarına, gaz bombalarından kaçarken kapılarda ezilen insanlara aldırmadan, kazanan ağırbaşlılığını gösteremeyen ve hırstan beslenen teknik direktörünüz koridorlarda "demek ki neymiş, Kadıköy'de de kupa alınırmış" diye bağırıyordu. Ne Fenerbahçe ne Galatasaray burada büyük takım reaksiyonu gösterebildi. Geçen yıl olanların üzerine bir çizgi çekemeyen ve bizim kinden beslenen teknik direktörümüz ise bu sene "Galatasaray'ı alkışlamamız söz konusu değil" deyiverdi. Bu büyük fırsatı böylece kaçırdık. Halbuki dilimizden eksik etmediğimiz, ne şampiyonluk ne kupa büyüklüğü olan, başka bir büyüklük olan, o adını koyamadığımız Fenerbahçe büyüklüğü, rakibini alkışlamayı gerektirirdi.
Şimdi geldiğimiz noktada ise, sahada yaptığı faulden sonra özür dilemeye giden futbolcuyu ittirenler, birbirinin boğazına sarılanlar, oyundan çıkarken tribünleri provoke etmek için elinden geleni yapanlar, diğerine cinsel organını gösterenler, hepsi bir arada. Hepimiz kabul edelim ki, ezeli rakibiz ama ebedi dost falan değiliz artık. Dostlar birbirini başkalarına şikayet etmez, dostlar rakibinin sahası kapansın diye olay çıkarmaya çalışmaz, dostlar birbirinin boğazına sarılmaz.
Zaten borsada işlem gören iki anonim şirketin arasında dostluk diye bir şey de olmaz, olsa olsa centilmenlik anlaşması olur, ortaklık olur, başka şirket ilişkileri olur. Biz futbol zannederek iki anonim şirketin yatırımlarının saha üzerinde birbirlerine üstünlük sağlama çabalarını seyrederken, aradaki düşmanlığın körüklenmesinden beslenenler müşterilerini artırıyor. Gel bir tarafa bırakalım artık, en azından birkaç yıl sen Metin Oktay'ı anma, ben Lefter'i. Volkan Demirel nere, Emre Belözoğlu nere, Lefter nere. Sabri Sarıoğlu nere, Fatih Terim nere, Metin Oktay nere. Bizim şimdi seyrettiğimiz şey ile onların oynadıkları aynı oyun değil artık, bırakalım onlar tarihteki tertemiz yerlerinde tertemiz kalsınlar.
Yıllardır körüklenen fanatizmin sonunda, takımlarına daha bağlı, ölecek - öldürecek ( kill for you diye taraftar grubu var ) bir taraftar güruhu çıktı ortaya. Bu iklimde yetişen taraftarlar, daha iyi müşteriler oldular. Ve kardeşim, daha iyi müşteriler olalım diye birbirimizden tamamen yapay bir şekilde nefret ettiriliyoruz. Futbol artık sadece bir oyun değil, taraftarlık olgusu üzerinden erk sunan bir oyun. Şurası çok açık ki, biz de futbolu sevmiyoruz. Futbol üzerinden yaşadığımız erki, gündelik hayatımızda elde edemediğimiz başarıları ikame etmesini seviyoruz. Bu anlayışta ise önemli olan haklı, centilmen ya da iyi oynayan olmak değil, kazanan olmak.
Bu sistemin kazananı olmak için tırmandırılan yapay nefret sonucunda birinin evladı, birinin kardeşi, birinin sevgilisi, birinin kuzeni, birinin torunu olan biri gitti. 19 yaşında bir çocuk birbirimize duıyduğumuz nefretin bir kurbanı oldu. Bu cinayetin en acı tarafı da bu zaten, cinayet sebebi bir Galatasaraylı'nın bir Fenerbahçeli'ye, sırf Fenerbahçeli olduğu için duyduğu nefrettir. Bu "sadece bir oyun yüzünden" işlenen bir cinayet değil, bir nefret suçudur. Bu tespiti küçük bir eğretilemeyle açıklayalım; Fenerbahçeli yerine Çinli, Galatasaraylı yerine de Japon olsun örneğin. Cümleyi yeniden kurunca,
Cinayet sebebi, Bir Japon'un bir Çinli'ye sırf Çinli olduğu için duyduğu nefrettir.
Böyle olunca hemen ırkçılık olarak algılayabileceğimiz bir durum aslında, yeterince de açık bunun bir nefret suçu olduğunu anlatmaya.
Alkışlamamakla kaçırdığımız bir fırsata hayıflanalım. Tekrar ebedi dost olur muyuz? Futbol diye oynanan bu yapay oyunda birimizin başarısı diğerimizin başarısızlığı, birimizin menfaati diğerimizin kaybı olmadıkça, yani mevcut durum içinde dostluktan söz edemeyiz. Anonim şirketler dost olmaz.
Not : Bu yazıyı yazdığımda henüz zanlının ifadesi gelmemişti. Zanlı ifadesinde üzerine saldırıldığını ve kendini koruduğunu belirtmiş, kamera kayıtlarında da Fenerbahçeli grubun yanından geçtikten sonra kendisine doğru ilerleyenler gözüküyor. Yine de durum değişmez, sadece Fenerbahçeli ile Galatasaraylı'nın yerlerini değiştirin, nefret aynı nefret.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder