Özet geçeceğim,
Son yılların en rahatsız edici lig yarışı sonunda bitti. Yıllar sonra tarih sadece şampiyonu yazacak ve bu yılki lig, aynı geçtiğimiz yıllardaki gibi bir istatistik olarak anılacak. Ama ben bir futbol severim ve bu sezonu istatistiklerin çok ötesinde hatırlayacağım kesin. Bu sezondan aklımda kalanlar, televizyonlara çıkıp, birisinin kulağına fısıldadığı fantezilerini, insanlara gerçekmiş gibi anlatmakta beis görmeyen bir milletvekili, rakibinin penaltılarının irdelenmesi gerektiğini düşünen bir teknik direktör, onun karşısında "ilahi adalet" diyen başka bir teknik direktör, imalı sözler söyleyip "şaka yaptım" diyen bir başkan, yan hakemlerin memleketleri üzerinden şaibe arayan adamlar vs vs. Futbol ise bunların hepsinden sonra aklıma geliyor.
Hedeflerine ulaşamamanın nedenini hep dışarıda arayan dimağlar, bu sezon STSL'nin içine ettiniz resmen. "Ben işemedim miki işedi" ile başlıyor bu, "rakip şike yaptı şampiyon olamadık" noktasına kadar geliyor. Fırat Aydınus son düdüğü çaldığında "Oh be" dedim, "Bitti." Bunu dedirttiğiniz için hepinize teşekkür ederim.
Siz bir hedefe ulaşamamışsanız bunun sorumlusu kesinlikle başkasıdır değil mi? Bu yüzden kendi eksiklerinizi görmüyorsunuz. Kendi oyuncularınıza da, rakibinizin oyuncularına da ne kadar büyük saygısızlık ettiğinizin farkında bile değilsiniz. Hem kendi başarınızı küçümsüyorsunuz, hem de rakibinize büyük terbiyesizlik yapıyorsunuz. Aslında hiçbirinizin futbolu sevdiği falan yok. Siz kazanmayı seviyorsunuz sadece. "Kazanmayı sevsek yıllardır şampiyon olmayan takımı tutmayız" argümanıyla çıkmayın sakın, kazanmaya yaklaştığınızda neye dönüştüğünüzü gördük. Önce şike diyen ağzınızı, sonra da kalbinizi kırarım.
En derin sevgilerimle.