Pages

22 Mart 2011 Salı

STSL Ne Kadar Eder?


"Türk insanı" diye bir kavram var bizde. "Türk hayvanı" ya da "Alman insanı", "Fransız insanı" dediğimiz zaman kulağa ne kadar garip geliyor oluşuyla daha kolay açıklanabilecek bir anlatım bozukluğu bu. Zira "Türk" zaten bir insandır, ayrıca belirtmeye gerek yoktur. Ancak, yıllar içinde dile yerleşen birçok anlatım bozukluğu gibi bunun da peşine eklenen kavramlarla kazandığı bir anlam var. Genelde bize has beceriksizleri, sadece bu topraklarda görülebilecek uygulamaları falan anlatmak için kullanılan bir kalıp. Kendimizi eleştirirken kullanıyoruz genelde. "Türk insanı çok rörerö" 

Sıkıntı da burda başlıyor işte. Kendimizi ya çok yukarıda ya da çok aşağıda görüyoruz. Doğru konumlama yapamadığımız için bir anlam veremiyoruz bir türlü olan bitenlere. Bir türlü akıl sır erdiremiyoruz mesela kocaman bütçeli takımlarımızın, kendilerinin 10'da 1'i bütçeye sahip takımlara nasıl elendiklerine. Bazılarımız ruhla falan açıklamaya çalışıyor. Bazılarımız da gelen yabancı oyunculara bakıp, Bank Asya'da daha kaliteli yerli oyuncular olduğunu zannediyor. Aynı bazılarımız da bazen "bizden bir skim olmaz" diyor. Esasen neredeyiz peki? Avrupa'nın en iyi liglerinden biri miyiz gerçekten? Belki transfer ücretleri bir fikir verir: 

Son 30 yılda, her yıl yapılan en pahalı 25'er transfere baktığımızda Türkiye'den takımların 4 transferini görüyoruz: 

95/96 sezonu : Tarık Daşgün Gençlerbirliği - Fenerbahçe - 5.500.000 Euro
98/99 sezonu : Jay Jay Okocha Fenerbahçe - Paris St. Germain - 11.500.000 Euro
                      Elvir Baljic Bursaspor - Fenerbahçe - 9.500.000 Euro
99/00 sezonu : Elvir Baljic Fenerbahçe - Real Madrid - 23.000.000 Euro

Yani, son 30 yılda her yılın en pahalı 25'er transferinden, ki 750 transfer eder, 4 tanesi Türk takımları tarafından gerçekleştirilmiş. Bunların 2'si Türkiye dışına. Son 12 yılda ise bu listeye girebilen bir transfer yok. Bu veriyi incelerken günümüze dönelim: 

Transfer sezonu yaklaştıkça STSL'den yurtdışına transferi gündemde olan birkaç futbolcu var. Arda Turan ve Semih Şentürk'ün İspanya'ya, Gökhan Gönül'ün İngiltere'ye, Diego Lugano'nun ise İtalya'ya transferi gündemde. 

Esasına bakarsanız, her transfer döneminde İtalya'ya transferi gündemde olup gidemeyen Lugano'nun yine gideceğini sanmıyorum ancak, Fenerbahçe tarafından yalanlanmayan bilgiye göre sözleşmesinde 3.500.000 Euro'ya serbest kalacağı ibaresi var. Yani, STSL'den Diego Lugano kalitesi ve değerindeki bir oyuncuyu ancak 3.500.000 Euro'ya pazarlayabiliyorsunuz. Hakeza, Semih Şentürk'ün sözleşmesi sezon sonunda bitiyor olmasa, İspanyol kulüpleri bonservis ödeyip onu almayı düşünür müydü? Arda Turan ve Gökhan Gönül ise şu anda Türk futbolunun en büyük iki yeteneği ve kesinlikle 15.000.000 Euro'lara ulaşamayacaklar. Geçen yıl Keita'nın 8.500.000 Euro'ya Katar'a gidişinden başka bu ölçekte bir satış hatırlamıyorum. Fenerbahçe'nin o dönemki en değerli oyuncularından Tuncay Şanlı'nın bonservissiz Middlesbrough'a gidişi ve sonraki Avrupa macerası da taze hatıralar arasında. Yine  Galatasaray'ın UEFA şampiyonu kadrosundaki oyunculardan ne kadar kazandığı malum. STSL'nin transfer hacminin bu denli küçük kalmasının nedeni futbolcuların yeteneksizliği asla değil. Evet, Süper Lig'deki yerli futbolcular mental anlamda Avrupalı meslektaşlarının oldukça gerisinde ancak, ederlerinde bu kadar fark yaratacak kadar değil. Yani ne düşündüğümüz kadar iyiyiz, ne de düşündüğümüz kadar kötü.

Burada iş lig kalitesinin topyekün yükselmesine kalıyor. Bu iş tamamen bir pazarlama işidir. Ligue 1'deki neredeyse her Afrikalı oyuncu 10.000.000 Euro'nun üzerinde diğer liglere gidiyor. Bu arada, Lyon'un sattığı futbolculardan kazandıklarını ne yaptığını çok merak ediyorum gerçekten. Gaziantepspor ve Kayserispor'u dikkatle izlemek gerektiğini düşünüyorum mesela. Lig kalitesinin topyekün artması ve bir "piyasanın oluşması" ile birlikte ancak Süper Lig'den ciddi bonservislerle transferler gerçekleşebilir. 

Aslında bunu sadece kendimizi nerede gördüğümüz ve aslında nerede olduğumuzu değerlendirmek için yazdım, yoksa taraftarı olduğum takımdaki oyuncunun, benimsediğim, desteklediğim bir oyuncunun hiçbir ücret karşılığında gidip başka bir takımda oynamasını istemem. O da başka bir yazının konusu.